Bu tür problemler uygulanan cerrahi teknik ve protez cinsinden kaynaklanabilir. Son derece ender rastlanan durumlardır, kişinin sağlığını tehdit edici nitelikte değildir.
Protezden kaynaklanan problemler
Protezin delinmesi, patlaması: Protezlerin delinmesi ve patlaması, normal koşullarda oluşan bir durum değildir. Protezler üretimleri sırasında sayısını benim dahi bilmediğim kalite kontrol testlerinden geçmekte. Dışarıdan gelecek basınç etkisine oldukça dayanıklı. Ne kadar sıkarsanız sıkın, hatta çamaşırların suyunu sıkarmış gibi defalarca katlayıp kıvırıp bükün, patlatamazsınız. Ancak ateşli silah yaralanmaları ile, ya da kesici, delici ve batıcı nitelikteki cisimlerin batması ya da buna bağlı yaralanmalar sonucu protezler delinip patlayabilir. Patlarsa ne olur? Patlaması sık rastlanan bir durum değildir, ama yine de patlarsa patlak silikon çıkarılır, yerine sağlam bir silikon takılır. Silikonun patlaması beraberinde kesici-delici alet batmasına, ateşli silah yaralanmasına bağlı başka bir takım problemler yok ise sizin sağlığınızı tehdit edici nitelikte değildir. Silikonun içeriğindeki maddenin ne olduğunun önemi işte bu gibi durumlarda ortaya çıkıyor.
Protezin yıllar içinde eskiyip yıpranması: Protezlerin yıllar içinde yıpranıp eskimesinin mümkün olduğu, buna bağlı sızıntıların da olabileceği söyleniyor. Bunlar geçmişteki deneyimler sonucu edinilen deneyimler ve veriler. Ancak bugünün teknolojisiyle üretilen silikonların bundan sonraki yıllar içinde yıpranıp yıpranmayacağını, eğer ki yıpranacaksa kaç sene sonra yıpranacağını kimsenin bilmesi mümkün değil. Tuzlu su ile dolu protezlerde çok nadir de olsa sızıntı problemi halen olabilmekte. Protezle ilgili herhangi bir problemi olmayan bir kişide sızıntı olmamakla birlikte kapsül kontraktürü olan kişilerde kapsül problemi erken dönemde fark edilmemiş ve durum ilerlemişse sızıntı olabiliyor. Sebebi de kapsül kontraksiyonu, içinde bulundurduğu silikonu sıkmakta ve sıkıştırmakta, bu durum da silikonda sızıntıya sebep olmakta. Tuzlu su içeren silikonların dışında eskime ve yıpranmaya ait problemler olmuyor. Bazen hastalarım bana silikonların belli bir süre sonra değiştirilmesi gerektiğine dair duyumlar aldıklarını ifade ediyor. Tamamen yanlış bir bilgi. Silikonların biçilmiş kesin bir ömrü yoktur. Bir silikonda patlama ve sair problemler oluşmuşsa takıldıktan birkaç ay sonra bile değiştirilmesi gerekebileceği gibi, hiçbir problem olmadığında ömür boyu bile kalabilir. Kısaca bir silikonun vücuda yerleştirildikten sonra biçilmiş belli bir ömrü yoktur. Bilmeniz gereken, silikon ile ilgili herhangi bir problem çıkmadığı takdirde hayat boyu kalabileceğidir.
İkinci bir ameliyat gerektiren durumlar
Protezlerden kaynaklanan problemler bölümünde açıkladığım durumlarda protezin değiştirilmesi ya da tekrar yerleştirilmemek üzere çıkarılması gerekebilir.
İnfeksiyon: İnfeksiyon ortaya çıkması alışılmış bir durum değil. Hemen hemen hiç rastlanmaz. İmkansız değil ama, böyle bir problemin başınıza gelmesi piyangodan büyük ikramiyenin size çıkması kadar düşük bir olasılık.
Kapsüler kontraktür: Vücut içine yabancı bir cisim yerleştirildiğinde, organizma kendini korumaya yönelik olarak yabancı cismin etrafını saran bir kapsül oluşturur. Bu kapsülün oluşumu normal ve doğal bir durum. Ancak bazı kişilerin organizması yabancı cisimlere karşı normalden daha fazla reaksiyon gösterir, kapsül büzüşerek içindeki cismi sıkmaya, sıkıştırmaya başlar. Yerleştirilen meme protezinin çevresinde kapsüler kontraktür geliştiğinde protezi sıkar, sıkıştırır, bu durum derinden gelen göğüs ağrısına ve memede sertleşmeye yol açar ve protez, dışarıdan bakıldığında derinin altında belirgin bir görünüm alır. Başlangıç aşamasındaki hafif olgularda şikayetler de hafiftir ve bu durum herhangi bir girişim gerekmeksizin sadece masaj programının yoğunlaştırılmasıyla düzeliyor. Düzenli kontrol yaptırmamaktan dolayı erken dönemde fark edilemeyen, ileri derecedeki kapsüler kontraktür durumlarında ise basit bir ameliyat ile oluşan kapsül kesilir, ya da bir kısmı gerekirse de tamamı çıkarılır. Buna rağmen kapsüler kontraktür tekrarlar ise bu durumda, protez kapsülün içinden çıkarılıp mevcut kapsülün önünde ya da arkasında yeni bir cep oluşturularak tekrar yerleştirilir. Yıllar sonra yeniden aynı problem olursa artık protezlerin, tekrar yerleştirilmemek üzere çıkarılması en mantıklı seçenek. Kapsül problemi sık rastlanan bir problem değil. Nadir rastlanan durumlarda zaten masaj uygulamalarıyla problem çözülüyor. Merak etmeyin, doktorunuz teknik olarak kapsül problemini en aza indirmek için elinden geleni zaten yapacak, ancak bu konuda size de düşen görevler de var. Öncelikle doktorunuzun masaj konusundaki tavsiyelerine uymanız ve düzenli kontrolleri ihmal etmemeniz gerekmekte. Bunlara uyduğunuz takdirde endişe edecek hiçbir şey yok. Kapsül probleminin son aşamaya gelmiş olması demek, hastanın kontrollerdeki ihmalkarlığı, doktorunu ve doktorunun yaptığı işi ciddiye almadığı anlamına gelmektedir ki, bugüne kadar böyle bir deneyimi bana sadece bir hastam yaşattı.
Ameliyat izlerinin revizyonu: Bazı kişilerde meme başı çevresinde ya da meme altı kıvrımında oluşan ameliyat izleri belirgin olarak kalabiliyor. Bu izleri azaltmaya yönelik revizyonlar uygulandığında problem çözülmüş olur.
Ameliyatın sonucunu etkileyen kişisel faktörler
- Memelerin mevcut büyüklüğü: Ameliyatın sonucunu estetik açıdan etkileyen önemli bir faktör. Göğüs yapısının büyüklüğü ne kadar fazla ise içeriye yerleştirilen protezi o ölçüde gizliyor ve doğal görünüm kazandırıyor.
- Meme dokusunun kalınlığı, gevşekliği, dolgunluğu: Ameliyatın sonucunu etkileyen önemli bir faktör. Meme dokusunun ince, zayıf ve gevşek olması, sonucu etkiliyor.
- Göğüs yapısında sarkıklık olması: Göğüs yapısında hafif sarkıklık, boşalma olması protez yerleştirildiğinde düzeliyor. İleri derecede gevşek ve zayıf bir dokusu olan sarkık memelere ayrıca dikleştirme ameliyatı da şart.
- Göğüs duvarının şekli: Göğüs duvarındaki doğumsal şekil bozuklukları, görünümü olumsuz yönde etkiliyor. Bu gibi durumlarda asimetrik protez uygulamaları ile deformiteye bağlı oluşan görsel problem çözülmeye çalışılır.
- Göğüs yapısının asimetrik olması: Bazı kişilerin her iki memesi arasında şekil ve büyüklük farklılıkları olabilir. Bu durum, simetrik bir görünüm kazandırmayı zorlaştırıcı bir faktör. Bu gibi durumlarda asimetrik protezler ya da her iki memeye farklı büyüklükte protezler kullanılarak asimetrik görünüm azaltılmaya çalışılır.
- Derinin elastikiyeti: Ameliyatın sonucunu etkileyen önemli bir faktör. Deri elastikiyeti normal olan kişilerde sonuçlar daha etkileyici.
- Göğüs gelişimindeki şekil bozuklukları
Op.Dr. H. Nazmi BAYÇIN |